Her oyuncunun kendine has bir yapısı vardır. Taktiği, uygulaması ve en önemlisi kendiliğinden oluşan tabii bir dili.
Okey bu bütün içersinde keyfi verir. Oluşan bu dil farkında bile olmadan oyunun her noktasına nufüs eder. Artık okey'i oynayan bütün kişiler sessizce yapılan antlaşmanın bir parçası haline gelmiştir. Okey bir çok biçimin iç içe girdiği, karanlık ve aydınlık yüzlerin yan yana olduğu bir oyun.
Yılların boyadığı Oyunun içinde her manzara kendi yerini arayıp bulmuştur. İğreti düşmez hiç bir nokta. Bunu ancak bir okey masasına oturduğunuz da anlayabilirsiniz. Tabii her hamlenin ayrı bir renk ve mana taşıdığını unutmadan.
Bir oyunun dilini anlayıp ruhuna girmek öyle kolay da bir iş değildir. Hele bu oyun BENİ BİRAZ DÜŞÜNMELİSİN DİYEN OKEY'se...
Biz taşları düzmekten başlamanızı salık veririz.
Hasreti ve ayrılıkları açık renkli taşlarıyla aydınlatmaya çalışan , tarihin derin izlerini taşıyan, büyük lokallerde oynanmasa da her lokal gibi biraz da hasret kokan okey oyunu.
Taşları düzerken en azından bir iki tur atmalısınız.
Sonra sakin bir köşeye çekilip oyuncuların koşuşturmacasını gelen taşların takibini, biraz ötedeki yeni atılmış işe yaramayan taşların hüznünü seyredebilirsiniz, Taki bir "Hadi sesi" sizi daldığınız hayalden çekip çıkarana kadar...
İşte size alfabenin ilk ve çetin harfleri...
Kimi zaman bir lokale, kimi zaman bir kahveye kimi zaman eve gidiyoruz. Ağzımızda ortak bir laf... Haydi Okey'e.